BİREYİN HUKUK GÜVENLİĞİ

14 Şubat 2016 - 13:51 'de eklendi ve 1773 kez görüntülendi.
BİREYİN HUKUK GÜVENLİĞİ
web sitesi yapalım

Hukuk güvenliği, bireyin can, mal, din ve vicdan güvenliğinin hukuk kuralları ile korunması olarak tanımlanmaktadır. Bunun için hukuk kurallarının kişiler tarafından öngörülebilir olması gerekmektedir. Kişilerin hukuk güvenliğinin olduğuna inanması ve kendisini hukuki açıdan güvende hissetmesi, hukuk düzenine dolayısıyla devlete olan güven ve bağlılığını artırır. Bireylerin hukuki olarak kendilerini güvende hissetmesi için can, mal, din ve vicdan gibi temel değerlerinin zarar göreceğiyle ilgili şüphe içinde olmaması gerekir. Bireyin, bu temel değerlerinin güvencede olduğundan emin olması gerekir. Hukuk devletinde bireylerin bu temel değerleri sözde değil, özde korunma altına alınmalıdır.

Anayasa mahkememize göre, hukuk devleti, Anayasa ve yasaların yanında hukukun genel ilkeleri ile bağlı olan devlettir. Hukuk devleti, insanın onuru için gereken hukuku güvenceyi sağlayan sistemdir. Bu bağlamda hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, temel insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, temel insan haklarına aykırı tutum ve davranışlardan sakınan İnsan haklarına, Anayasaya ve hukukun güçlü kurallarıyla öncelikle kendini bağlı sayan ve bağımsız yargı tarafından denetlenmeyi kabul eden ve bu denetlemeye açık olan devlettir. Keza hukuk devleti, denetlenmekten çekinmeyen, insan haklarına saygılı, insan haklarına saygılı olduğu kadar aynı zamanda temel insan haklarını koruyan, adalete en uygun yönetim biçimidir. Kendini hukuk devleti olarak tarif eden bir devlette, yeryüzünün kulağa hoş gelen, en güzel hukuk kurallar olsa bile, şayet o kuralların uygulanmasındaki yöntem adalete olan güveni sarsıyorsa, hukuk güvenliği bilinci de sarsılmış demektir. Bireylerin hukuk güvenliği bilincinin sarsılması ise beraberinde hukuka itaatsizliği getirmektedir.

Bireylerin hukuki açıdan kendilerini güvende hissetmeleri için kendisinden uyulması istenen yasaların, önceden biliniyor olması, genel olması ve bu yasaların adil ve kamu vicdanına uygun olması gerekir. Devleti fiili olarak yönetenlerin, şahsın hukuki güven duygusunu zedeleyici muamelelerden kaçınması gerekir. Zira herkes yürürlükteki kurallara göre yaşar ve işiyle ilgili kararlarını buna göre alır. Ne zaman, nasıl uygulanacağı bilinmeyen yasaların uygulandığı bir devlette birey hukuki olarak kendini güvende hissetmez. Böyle bir durumda şahsın hukuk güvenliği bilinci sarsılır. Bundan sonraki hukuki düzenlemelere de şüphe ile bakar. Bu felsefe çerçevesinde hukuk kuralları konulmadığı zaman toplum kendi din ve vicdan güvenliğini, canını, malını ve manevi değeri olan namusunu korumaya çalışır. Bu da beraberinde anarşi ve şiddet getirir. İşte toplum düzenin korunması ve toplumun bir arada yaşaması için, bireylerin, hukuk güvenliği bilincini sarsıcı işlem ve eylemlerden kaçınılmalıdır. Bireyin hukuk güvenliği bilincinin zarar görmesi halinde devletle birey arasındaki pekiştirici bağ ortadan kalkacaktır. İşte bunun içindir ki; ‘Adalet Mülkün (Devletin) Temelidir’ denilmiştir.

‘Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar.’ (Maurıce Dueverger)

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
umraniye escort | umraniye escort | kadikoy escort | hd porno izle | atasehir escort |